banner146

banner143

banner125

14 Aralık 2017 Perşembe

BAŞIBOŞ KÖPEKLER KORKUTUYOR!

BESMELE HER HAYRIN ANAHTARI

29 Aralık 2014, 17:12
Bu makale 859 kez okundu
BESMELE HER HAYRIN ANAHTARI
Mehmet Şafi Bilik (İlçe Müftüsü)
 Kur'an-i Kerim'de bir peygamberin bir kraliçeye yazdığı mektubu anlatan muhteşem bir kıssa vardır ve bu kıssada besmelenin kadim tarihine dair önemli bilgiler yer alır. Kıssa özetle şöyledir:
Cinlerden, insanlardan ve kuşlardan oluşan muazzam bir ordu, büyük bir düzen ve disiplin içinde yola koyulmuşlardı. Karınca vadisini henüz geçmişlerdi ki, ordunun kudretli komutanı Hz. Süleyman, Hüdhüd isimli kuşun orada bulunmadığını fark etti. “Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?” diye sordu etrafındakilere. Ancak kimse onun nerede olduğunu bilmiyordu. Kendisine haber vermeden uzaklaşan bu kuş, Hz. Süleyman'ı çok öfkelendirmişti. “Eğer bana (mazeretini gösteren) apaçık bir delil getirmezse, ya onu ağır bir şekilde cezalandıracağım ya da kafasını keseceğim.” dedi oradakilere. 
Neyse ki, çok geçemeden Hüdhüd Hz. Süleyman'ın yanına çıkageldi. Üstelik kendisini affettirecek önemli bir haber getirmişti ona. “senin bilmediğin bir şey öğrendim. (Yemen taraflarındaki) Sebe'den sana sağlam bir haber getirdim.” dedi ve şunları anlattı, Hz. Süleyman'a: “Ben Seb' halkına hükümdarlık eden, kendisine her şeyden bolca verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın gördüm. Onun ve halkının, Allah'ı bırakıp güneşe taptıklarını gördüm. Şeytan, onlara yaptıklarını süslü göstermiş ve böylece onları yoldan çıkarmış. Bu yüzden de onlar doğru yolu bulamıyorlar.” Bunun üzerine Hz. Süleyman, Hüdhüd'e, “Doğru mu söylüyorsun, yoksa yalancılardan mısın, bakacağız.” dedi ve ona bir mektup vererek, “Benim şu mektubumu götür ve onlara ver, sonra da yanlarından ayrıl ve ne sonuca varacaklarına bak.” diye emretti.
Hüdhüd mektubu alıp vakit geçirmeden Sebe' kraliçesi Belkıs'e ulaştırdı. Mektubu alan Belkıs, halkının ileri gelenlerini toplayarak onu okumaya başladı. Mektubun ilk cümlesi şöyleydi: “ İnnehu min Süleymane ve innehu bismillahirrahmanirrahim” (Mektup Süleyman'dandır ve Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla (başlamaktadır.) ( Kur'an'da geçen bu kıssanın detayını öğrenmek isteyen okuyucularımız Neml suresi, 27/17-30 ayetlerine ve tefsirine bakabilirler.)
Kur'an'da anlatılan bu çarpıcı hikaye, İslam'ın en önemli sembollerinden olan besmelenin ne kadar uzun ve köklü bir tarihe sahip olduğunu gösterir bizlere. Hatta bu kutlu cümle, Hz. Süleyman'ın mektubundan önce, Hz. Nuh'un dilinde de görülür. Kendisine iman edenleri tufandan kurtarmak için onlara gemiye binmelerini söylediğinde, Hz. Nuh'un dudaklarından besmele dökülür: “Bismillahi mecraha ve mürsaha” (Geminin yüzüp gitmesi de, durması da Allah'ın adıyladır.) (Hud, 11/41) 
Besmele, genel anlamda hayırlı her işin başında Allah'ın adını hatırlatmanın, özelde de “Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla” anlamına gelen “Bismillahirrahmanirrahim” cümlesinin adıdır. Her meşru ve anlamlı işin öncesinde besmele çekmek, peygamber vasıtasıyla nesilden nesile aktarılan bir prensiptir.
Besmeleden maksat, Yüce Allah'ı hatırlamak ve O'nun ismini zikretmektir. Müslüman besmele çekmekle, “kendi adıma veya başka bir varlık adına değil, sadece Allah Teala adına, O'nun rızasını kazanmak umuduyla ve O'nun izni çerçevesinde bu işi yapmaya başlıyorum.” demiş olur. 
Besmelenin müminler için önemini anlatan bir hadiste Allah Resulü şöyle buyurur: “Bismillahirrahmanirrahim ile başlanmayan her anlamlı iş bereketsiz ve sonuçsuzdur.” Hadisten anlaşıldığına göre, anlamlı her işin ve sözün başlangıcında Yüce Allah'ın hatırlanması, o işn manevi değerinin artmasına, ayrıca hayırlı ve güzel şekilde neticelenmesine vesile olur. Besmelenin okunmadığı işler ise, bereketten mahrum ve güzel sonuçlardan uzak olur. Şu halde besmele her hayrın anahtarıdır.
Müslümanlara her vesileyle besmelenin önemini hatırlatan Allah Resulü, bizzat kendisi de tüm işlerinde besmele okurdu. Mesela, yemek yiyeceği zaman besmele çeker, insanlara da, “ Biriniz yemek yiyeceği zaman 'Bismillah' (Allah'ın adıyla) desin. Eğer yemeğin başında besmele çekmeyi unutursa, 'Bismillahi f evvelihi ve ahirihi (Başında da sonunda da Allah'ın adıyla) desin. şeklinde tavsiyede bulunurdu. Yemeğin öncesinde besmele çekilmesi yemeğin bereketlenmesi ve yiyenlerin doyması açısından önemlidir. Hz. Aişe'nin anlattığına göre, bir gün Peygamberimiz, ashabından altı kişi ile birlikte yemek yiyordu. Derken bir köylü Arap yanlarına geldi ve yemeği iki lokmada yiyip bitirdi. Bunu üzerine Allah Resulü, “Şayet bu kimse besmele çekmiş olsaydı, bu yemek hepinize yetecekti.” buyurdu. 
Sahabeden Cabir b. Abdullah, Allah Resulü'nün, kendisine, “(Evine girdiği zaman) besmele çekerek kapını kapa. Çünkü şeytan (besmeleyle) kapanan kapıyı açamaz. Besmele çekerek lambanı söndür. Besmele çekerek, (enine koyacağın) bir tahta parçası ile de olsa kabını(n ağzını) ört. Yine besmele çekerek su kabın(n ağzını da) ört. şeklinde tavsiyede bulunduğunu nakleder. 
Resul-i Ekrem'in hayatında besmelenin son derece geniş bir kullanım alanı vardı. Allah Resulü evden çıkarken, mescide girdiği ve mescitten çıktığı zaman besmele ile dua okurdu. Abdest alınacağı zaman besmele çekilmesini sıkı sıkıya tembih eder, namazda besmele çekmeyi de ihmal etmezdi. Bineğe binmek için ayağını üzengiye basınca, “Bismillah” der, bineğin sırtına yerleşince de “Elhamdulillah” derdi. Sonra da, “Sübhanellezi sehhara lena haza vema künne lehu mukrinin (Bunu bizim hizmetimize veren Allah'ı tesbih ve takdis ederiz, yoksa biz bunlara güç yetiremezdik.) ayetini okurdu. Allhümme bismike ahya ve bismike emut (Allah'ım! Senin isminle yaşar, senin isminle ölürüm.) diye besmeleyle yatağına yatar; kalktığında da “Elhamdulillahillezi ahyana ba'de ma amatena ve ileyhi'n-nüşür (Canlarımızı aldıktan sonra biz dirilten Allah'a hamdolsun; diriltmek yalnız ona mahsustur.) diye hamdeleyle dua ederdi. Kurban keserken, “Bismillahi Allahu ekber” der, cenazeyi kabre koyarken, “Bismillahi ve ala milleti Resülillah (Seni Allah'ın adıyla ve Resulüllah'ın dini üzere kabre koyuyoruz.” buyururdu. 
İslam tarihi boyunca Müslümanların kültür ve medeniyetlerini besmeleyle yoğurması ne kadar da heyecan vericidir! Bütün Müslümanların sofrasında eller yemeğe besmeleyle uzanır. Yemekler onun bereketiyle bollaşır. Gece onunla yatılır, güne onunla başlanır. Evden onunla çıkılır, eve onunla girilir. Vasıtaya onunla binilir. Hayırlı ve anlamlı işler onunla başlanır. İbadetler onunla eda edilir. Duaya eller onunla kaldırılır. Bütün hatipler sözlerine, bütün yazarlar kitaplarına onunla başlar. Hastalar onunla şifa bulur. Konuşmaya başlayan çocuklara ilk o öğretilir. Kısacası o, her hayrın anahtarıdır.(Not: Bu yazının hazırlanmasında Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından Hadislerle İslam adlı eserden yararlanılmıştır.)
Hayırlı cumalar. Selam ve dua ile……   

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV