banner157

banner159
23 Ekim 2018 Salı

GEVAŞ'TA FUHUŞ OPERASYONU: 13 TUTUKLAMA

NEDEN İSLAM SİYASET TEORİSİ ÜRETEMEDİK?

Sistem meselesine İslam'ın 'değişim' gerçeğini dikkate alan bir din olduğu tespitinden hareketle bakmaya çalışırsak, sanırım daha doğru bir adım atmış oluruz.

14 Temmuz 2018 Cumartesi 10:31
Bu haber 127 kez okundu
NEDEN  İSLAM SİYASET TEORİSİ  ÜRETEMEDİK?



 Sistem meselesine İslam'ın 'değişim' gerçeğini dikkate alan bir din olduğu tespitinden hareketle bakmaya çalışırsak, sanırım daha doğru bir adım atmış oluruz. Dinin siyasi ve idari meseleleri insana bırakması da bu temel gerçeğin bir tezahürüdür aslında. İslam'ın ilk dönem uygulamalarından sonraki aşamalarda, Müslümanların bu gerçeği anlamak istememeleri ve sorumluluktan kaçmaları yüzünden Müslümanlara yaraşır bir siyaset teorisi üretmeyi başaramamışlardır.
Müslüman dünyada yüzyıllar içinde yaşanan tarihi tecrübeler böyledir ama, İslam'da esas olan adaletin sağlanmasıdır. 

Ve dinin temel esaslarına göre, kim hangi makam ve mevkide olursa olsun yegane üstünlük ölçüsü, ilim ve takvadır. Hz. Peygamber'in bile işleri danışarak yürüttüğü dikkate alındığında, devlet yönetiminin tek kişide toplanmasını bizzat peygamberin oluşturduğu örnekle izah etmek pek mümkün değildir.
Dolayısıyla, bir rahmet dini olan İslam'ın evrensel mesajının Müslümanlara yüklediği sorumluluk açıktır; Müslümanlar insanların insanca yaşayabilmesi ve yaratılışlarından gelen özgürlüklerini rahatça kullanabilmelerini sağlayacak, adaletin hakim olduğu ahlaki bir toplum oluşturmak zorundadırlar.

Kur-an'ın evrensel ilkeleri doğrultusunda söylemek gerekirse, dinin istediği; sosyal değişim olgusunu dikkate alan insani bir sistemdir. Siyasi sistemin adı ne olursa olsun İslami anlayışa uygun olan, adaletin sağlanması ve özgürlüklerin teminat altına alınmasıdır.
Bu perspektiften bakıldığında, modern dünyada İslam'ın evrensel ilkelerinin insanlık ilkelerine aykırı olmadığını ortadadır. Ayrıca  unutmayalım ki 'iman kardeşliği' üzerine bina edilmiş olan müminler topluluğunda gayrimüslimler de dahil herkes Allah ve Resulü'nün koruması ve güvencesi altındadır.
Prof. Dr. İlhami Güler, “İslam siyasi düşüncesinin teo-politik ve tarihi yapısal sorunları” adlı makalesinde, insanı Tanrı'dan/dinden, tabiattan/çevreden, tarihten/gelenekten ve nihayet toplumdan koparan liberal/ kapitalist toplum projesinin karşıtı olarak İslam toplumunun siyaset düzeyinde belirlediği ilkelerin bazıları şöyle:
1-Zulüm ve baskı yerine adalet ve özgürlük.

2-Ekonominin ve teknolojinin tiranlığı yerine sözün ve idealin/umudun/ ütopyanın yaratıcılığına dayanan siyasetin önceliği.
3-Siyasal faaliyetin Machiavelli'nin teorileştirdiği gibi ne pahasına olursa olsun 'çıkar' veya 'başarı' maksimi yerine; Davut, Süleyman, Aristo ve Muhammed'in teorileştirdiği gibi en yüksek insani/ahlaki faaliyet olarak görülmesi: “Tanrı insanın elinin dolu olup olmadığına bakmaz, Tanrı insanın elinin temiz olup olmadığına bakar.”

4-Siyaset, bir tanımı ile dost ve düşman (biz ve öteki) ayrımı yapmak ise; bu ayrımın kriteri olarak çıkar, ırk, dil, inanç/din ve toprağı değil, ahlakı (adalet ve zulüm) benimse

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    ÖZEL HABER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    E-GAZETE
    • Gevaş Sesi.com - 28 Eylül 2018 Manşeti
    • Gevaş Sesi.com - 03 Temmuz 2015 Manşeti
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV