banner146

banner143

banner125

14 Aralık 2017 Perşembe

BAŞIBOŞ KÖPEKLER KORKUTUYOR!

ORUCU BOZAN VE BOZMAYAN KEFÂRETİ GEREKTİREN VE GEREKTİRMEYEN ŞEYLER

24 Haziran 2016, 11:33
Bu makale 484 kez okundu
ORUCU BOZAN VE BOZMAYAN KEFÂRETİ  GEREKTİREN VE GEREKTİRMEYEN ŞEYLER
Safetullah Çiçek (Uzman Vaiz)
  1. Yiyip İçmek: • Kasten yiyip içen bir kimsenin orucu bozulur. Kasten yiyip içen bir kimseye Hanefîlere, göre, hem kaza hem de kefâret gerekir. Şâfiîlere, göre, kasten yiyip içen bir kimseye sadece kaza gerekir. • Unutarak yiyip içen bir kimsenin orucu Cumhura göre, bozulmaz. Ağzın çalkalanmasından sonra ağızda kalan yaşlığın tükürükle birlikte yutulması orucu bozmaz. Gıda ve ilaç olarak kullanılmayan ve kendisinden kaçınılması da mümkün olmayan toz, gözyaşı ve ter gibi maddeleri yutmak orucu bozmaz. Çok oldukları zaman ise oruç bozulur. 2. İlaç Almak, Tedavi Olmak: Ağız yoluyla ister katı isterse sıvı ilaç almak orucu bozar. Şâfiîlere göre, sadece kaza gerekir.  •  Buruna ya da kulağa damlatılan ilaç, orucu bozar, kaza gerekir. • Göze damlatılan ilaç Cumhura göre, orucu bozmaz. • Göze sürme çekmek, Cumhura göre, orucu bozmaz.  • Kaslara yahut deri altına iğne olmak, Cumhura göre, orucu bozmaz. İmâm Ebû Hanife’ye göre, bozar ve kaza gerekir. Makattan olunan şırınga vb. orucu bozar. • Kan aldırmak ya da hacamat olmak Cumhura göre, orucu bozmaz. Şâfiîlere göre, oruçlu iken kan aldırmak, mekruhtur. 
3. Cinsel İlişkide Bulunmak: Kasten cinsel ilişkide bulunan bir kimsenin orucu bozulur. Hem kaza hem de kefâret gerekir. Hanefîlere ve Mâlikîlere göre, kefâret hem erkek, hem de kadın içindir. Şâfiîlere, göre sadece erkek içindir. 
4. Meninin Gelmesi: Cinsel ilişki neticesinde menisi gelen bir kimsenin orucu bozulur, kaza ve kefâret  • Öpme ve okşama sonucu menisi gelen bir kimsenin orucu bozulur, kaza gerekir. • Cinsel organını ellemek ile menisini getiren bir kimsenin orucu bozulur, kaza gerekir. • Bir anlık bakmak ve düşünmekten dolayı menisi gelen bir kimsenin orucu bozulmaz. • İhtilam olan (uykusunda menisi gelen) bir kimsenin orucu bozulmaz. 
5. Kusmak: Kendiliğinden gelen ağız dolusu olmayan kusmuk, yine kendiliğinden geri giderse Cumhura göre, orucu bozmaz.  • Kasten getirilen ağız dolusu olmayan kusmuk, Şafilere göre, orucu bozar. İmâm Ebû Yusuf’a göre bozmaz. • Kasten getirilen ağız dolusu olan kusmuk, Hanefîlere Mâlikîlere ve Şafilere göre, orucu bozar. 
 6. Delilik: Günün tamamını kapsamayan delilik sebebiyle Cumhura göre, oruç bozulmaz. Hanbelîlere göre, oruç bozulur ve kaza gerekir.  • Bir gün ya da daha fazla süren delilik sebebiyle kaçırılan oruçları kaza etmek, Hanefîlere ve Mâlikîlere göre, farzdır. Şâfiîlere ve Hanbelîlere göre, kaza gerekmez.
 7. Baygınlık: 
8. Hayız ve nifâs olmak: Gün içinde hayız yahut nifâs olan bir kadının orucu bozulur. Ramazandan sonra kaza etmesi gereklidir. • Gece vakti hayızdan yahut nifâstan dolayı gelen kanı tamamen kesilen bir kadının ertesi gün oruç tutması farz olur. İmsaktan önce yıkanması şart değildir
. 9. Mürted Olmak (Dinden Çıkma): Oruçlu iken mürted olan bir kimsenin orucu bozulur. • Mürtedin İslâm’a dönmediği sürece tuttuğu oruçlar geçerli değildir. • Mürtedin İslâm’a döndükten geçirdiği oruçlarını kaza etmesi farzdır. 

 ORUCUN KAZASI KEFÂRETİ VE FİDEYESİ   ORUCUN KAZASI:
 Farz olan orucun kasten yahut özür sebebiyle terk edilmesi halinde kaza edilmesi farzdır.  • Ramazan ayından kazaya kalan orucu kaza etmekte acele etmek mendubtur. Şâfiîlere göre, şer’î bir özür olmaksızın kazaya kalan orucu kaza etmekte acele etmek gereklidir. • Gelecek Ramazan ayının girmesine, geçmiş Ramazan ayından kazaya kalan oruçların gün sayası kadar kaldığında, bu oruçları Ramazana kadar tutmak farzdır. • Üzerinde kaza borcu bulunan bir kimsenin nafile oruç tutması mekruhtur. • Hastalık nedeniyle tutulmayan oruçlar, kaza edebilecek duruma geldikten sonra kaza edilir. • İyileşme ümidi olmayan hastanın Hanefîlere göre, fidye vermesi farzdır. Şâfiîlere göre, fidye vermesi gerekli değildir. İyileşme ümidi olmayan bir hastanın fidye verdikten sonra iyileşmesi durumunda, Hanefîlere göre, tutamadığı günleri kaza etmesi gerekir. • Hamile ve emzikli kadınlar kendilerine bir zarar gelmesinden korkarlarsa, oruç tutmadıkları için kendilerine kaza lazım gelir.  Çocuklarına zarar gelmesinden korkarlarsa, Cumhura göre, fidye ile birlikte kaza lazım gelir. Hanefîlere göre, sadece kaza lazım gelir. • Şer’î özürler sebebiyle üzerinde tutamadığı oruç borcu olduğu halde ölen bir kimse günahkâr değildir. Bu günlerin borcu üzerinden bedelsiz olarak düşer.  • Tutma imkânı ve gücü bulduğu halde üzerinde tutmadığı oruç borcu olduğu ile ölen bir kimse günahkârdır. • Ölen bir kimse Ramazandan kalan oruç borcunun ödenmesini vasiyet etmiş ise terekesinden onun adına velisi Hanefîlere göre, her bir güne karşılık bir fakire yarım sa’ hurma veya arpa verir. Şâfiîlere göre, bir müd yiyecek maddesini fidye vermesi gereklidir. Şâfiîlere göre, ölen kimse vasiyet etmemiş olsa dahi velisinin ölen kimsenin terekesinden fidyesini ödemesi gereklidir.
 ORUCUN KEFÂRETİ: Ramazan ayında orucunu kefâreti gerektiren bir şeyle bozan kimseye kefâret vermek gereklidir.  • Kefâret sırasıyla köle azad etmek, oruç tutmak ve yemek yedirmektir. Cumhura göre, bu sıralamada tertibe uymak farzdır. Buna göre: Bir kimse köle azad etmek imkânı bulmaz ise iki ay peş-peşe oruç tutar. Bundan da aciz ise altmış fakiri doyurması gerekir.  • Kefâreti gerektiren suç işleyen bir kimse, azad edecek köle bulamadığında kefâret için iki ay peş-peşe oruç tutar. Cumhura göre, kefâret sucunu işlediği günün kazası ayrıca tutar.  • Oruca güç yetmediği zaman altmış fakiri doyurmak gereklidir. Cumhura göre, her gün bir fakiri bir müd buğday yahut yarım sa’ hurma veya arpa ile doyurmak gereklidir. Hanefîlere göre, iki müdlük yiyecek maddesi vermek gereklidir. Yahut sabah akşam doyacak şekilde yemek yedirmek gereklidir. Hanefîlere göre, bunların değerini de vermek caizdir. • Ramazan ayında aynı gün içinde kefâreti gerektiren bir şeyin tekrarlanması halinde bir kefâret gerekir.  • Kefâret ödendikten sonra kefâreti gerektiren şeyin tekrarı, ayrı bir kefâreti gerektirir. 
ORUCUN FİDYESİ:  Oruç tutmaktan aciz bir kimsenin ve iyileşmesi umulmayan hastanın fidye vermesi gereklidir.  • Oruç tutmaktan aciz bir kimsenin ve iyileşmesi umulmayan hastanın fidye vermesi farzdır. • Fidye vermekten de aciz bir kimseye af ve mağfiret dilemekten başka bir şey lazım gelmez. • Hamile ve emzikli kadınlar kendilerine bir zarar gelmesinden korkarlarsa, oruç tutmadıkları için kendilerine kaza lazım gelir.  Çocuklarına zarar gelmesinden korkarlarsa, Cumhura göre, fidye ile birlikte kaza lazım gelir. Hanefîlere göre, sadece kaza lazım gelir. • Ramazan ayından kaza edilmeyen oruçlar bulunduğu halde ikinci Ramazana girildiğinde, Cumhura göre, Ramazandan sonra hem kaza hem de fidye gereklidir. Hanefîlere göre, sadece kaza gereklidir. Şâfiîlere göre, yılların tekrarı ile fidyede tekrarlanır. Selam ve dua ile….

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV